SON DAKİKA

Tarçın’ın Yeni Maceraları

Çok ama çok sıcak bir yaz günüydü. Erkenden uyandım; çok önemli bir buluşma gerçekleştirecek olmanın derin heyecanıyla
gözlerimi açtım. Çok yakışıklı olmalıydım. Güzel kokmalı, pırıl pırıl tüylerimle göz kamaştırmalıydım. İlk iş, bir kap mama
yedim; bu sıcak günde dayanıklı ve tok olmalıydım, güçlü bir adam olarak sokaklara meydan okumalıydım.
Mamamın ardından bir tas suyumu afiyetle içerken, ne kadar şanslı olduğumu düşündüm. Bu sıcak günde bu bir kap mamayı,
bir kap suyu bulamadığı için yaşamını yitiren binlerce dostumu düşündüm… Hazin…
Hemen Koşuyolu Plus’ın kapısından içeri daldım. Bütün ekip, fırçamı elden ele dolaştırarak tüylerimi taradılar. Ve büyük an
dogcatiçin hazırdım. En güzel tasmamı
taktılar bana. Dışarı çıktım,
pencerenin kenarına patilerimle
kalkıp camdaki yansımama baktım.
Harikaydım! Hafif bir keyif
uluması çekip bahçe kapısına
doğru yürüdüm.
Yan bahçe kapısı açıktı. Ev
kapısının sundurmasına göz
attığımda, kalbimin taçsız prensesi
Judi’yi gölgede dinlenirken
buldum. Bezgin bir hali vardı.
Hattâ yorgundu sanki. Kalbimi
deli gibi çarptıran heyecanın
zerresini göremedim gözlerinde…
Anlamlı anlamlı baktı, yardım
istercesine… Ve o an, işte o an
olanlar oldu: Judi, hayallerimin
kadını deli gibi kaşınmaya
başladı. Hepimizin korktuğu şey,
canım aşkımın başına gelmişti belli ki: Pirelenmişti!
Dakikalar boyunca kaşındı, kaşındı, kaşındı. Yapabildiğim tek şey, biraz uzakta durarak, karşımda kaşınan sevgilimi seyretmekti…
Günler süren heyecanlı bekleyiş, Judi’nin hummalı kaşıntısı ve alelacele veterinere gitmeleriyle sonlandı. O gün bugündür,
Judi bana küs. Neymiş efendim, pirelenmeyi göze alarak yanına gitmeli, derdine ortak olmalıymışım. Siz söyleyin, ne yapmalıydım?..

Yorumlar

Yorum

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*