SON DAKİKA

AH MÜJGAN AH filmi

Yönetmen:Mehmet Dinler
Senaryo:Safa Önal
Yapımcı:Berker İnanoğlu
Süre : 75 dakika
Studyo:Acar Fi̇lm Stüdyosı
Oyuncular: Sadri Alışık,Esen Püsküllü,
Salih Güney,Güzin Özipek

Safa Önal ile Çiçek Pasajında aynı masada oturup birkaç kadeh rakı içtiğinizde ve filmlerden bahsettiğinizde birkaç cümle sonra Sadri Alışık’ı bu film ile anıyorsunuz mutlaka.Kadeh sesleri ile beraber kaç defa Hüsnü kaç defa Müjgan hatırlanıyor..Şiir dolu duygu dolu edebiyatı bu kadar kuvvetli geçmişi bu kadar özenilecek anılar ile dolu dev bir üstad düşünün ki en kadim dostu Sadri Alışık olsun.Hatta ‘onu kaybettiğimde sol kolumu kaybettim’diyecek kadar acısı hala taze bir dost.Bir gün bu adam bu arkadaşına bir film yazıyor.AH MÜJGAN AH…

Semtin bir tanesi en güzeli ,gözleri dört kere lacivert Müjgan’a aşık manav Hüsnü Neşedeyana.Tabi Hüsnü fakir ama aşkı kocaman bir adam Müjgan güzel ama fakir bir kız, annesi var Asiye,aynı semtte yaşıyorlar.Müjgan evlenmeden bir kaç ay önce işe giriyor büyük bir terzide.Burada patronun oğlu ile tanışıyor,Boğaziçi ile ,lüks arabalarla,mücevherler ile kürk ile para ile tanışıyor.Hüsnü ile sahil bahçesinde gazoz içerken kurduğu hayaller yetmiyor artık Müjgan’a ve paranın peşinden altın bir kafese doğru gidiyor.Senaryo kısa öz tanıdık çok alışılagelmiş.Ama bu senaryoyu farklılaştıran ,ayrıştıran şiirsel anlatımı.

Hüsnü ,Müjgan ile beraber gazoz içerken hep aynı hayalleri kurar.Çok para kazanılacaktır birden fazla işte çalışılacaktır.Aynalı konsol,topuzlu karyola,kadife masaörtüleri alınacaktır.Elektriği suyu olan bir ev olmalıdır.Müjgan artık çeşmeye gitmemelidir su için.Çok sever Hüsnü Müjgan’ı çünkü Müjgan demek yaşamak demektir.
Asiyenin de Hüsnünün de Müjgan ile ilgili hayalleri vardır.Hüsnü çalışmasını istemez Müjgan’ın evinden başka bir hayat bilmesini istemez.Asiye ise bayramdan bayrama et yemek istememektedir perde ister manto ister…
Patronun oğlu Müjgan ile evlenmek isteyince Asiye bu fırsatı kaçırmaz, Hüsnü ise inanmaz gözü ile görmeden..
Mahalleden ayrılırken yalvarır..
– Müjgân!
etme Müjgân, gitme. Bırakma beni, öldürme ne olur
Bak, nişan yüzüklerimiz hazır, aynalı konsolumuz, topuzlu karyolamız, kiralık gelinliğin, her şeyler, her şeylerimiz hazır.
Ama müjgan çoktan ayrılmıştır mahalleden üstelik yeni yaşantısına çok çabuk adapte olmuştur.Oğlu bile olmuştur.Gazetelerden okur Hüsnü ve arkadaşları haberlerini..
Hüsnü bir türlü unutamaz Müjgan’ı bir gün arkadaşlarının yardımı ile gazinoda bir iş bulur .Sahnede içini döker,dertlerini anlatır,Müjgan’ı anlatır..Çok zengin olur..
Ama müjganı artık kocası istemez elindeki kürkü kulağındaki küpelerini alarak yollar evden,,
Müjgan’ı bir bayram arefesinde yolda görür oğlu Koray ile sonra sahneye gelir izlemeye….
Filmin en can alıcı yerinde en güzel kelimeleri dökülüyordur o sırada Hüsnü’nün dilinden;
Semtimizin bir tanesiydi Müjgân. Saçları sırtına kadar sırma sırma dökülür, elleri ufacık, gözleri dört defa lacivertti. Bedeni her ne hikmetse o da bana gönüllüydü. Öyle bir sevdim ki Müjgân’ı, dünyamı şaşırdım, haddimi bilemedim, evleniriz gibi geldi bana. Evimiz, yuvamız olur, ışığımız yanar, fakir soframız kurulur gibi geldi. Sahil bahçesinde gazoz içerekten gizli gizli mal-û hülya kurardık. Sonra da çarşılara giderdik, eşya beğenirdik elden düşme; aynalı konsolumuz, topuzlu karyolamız bile olacaktı.
Müjgân’ın her an her bi daim yanında olacaktım.
Ama olmadı, gitti.
Nereye mi ?
Paraya gitti abicim, paraya !
Nasıl da sevmiştim yıllarca ben seni
Her akşam üstü bekledim yollarını
Elbet bir gün biz yuva kurarız derken
Duydum evlenmişsin sen zengin bir gençle
Zengin olsaydım sensiz kalmazdım
Her an düşünüp seni hiç ağlamazdım
Param olsaydı aşkım kalırdın
Seve seve yanımda benimle yaşardın
Nikah resimlerimizi de çektirdik. Sonra karpuzcu Raşit Abi’nin kayınbiraderine borç ederekten nişan yüzüklerimizi de yaptırmıştık.Ama Müjgân takmadı bunu, takamadı uçuverdi elimden. Meğer gizlice altın bir kafes bulmuş kendine. Müjgân’ın gelinliğini hususi diktirmişler, benim gibi kiralık tel duvak almaya kalkışmamışlar. Öyle sevindim ki mesut ve bahtiyar olsun diye dualar ettim. Müjgân gibi ben de birbirimize ettiğimiz sözleri, ettiğimiz yeminleri unuttum.
Bi daha mahalleye gelmedi Müjgân, gelemedi.
Bizim dar ve eski sokaklara otomobili sığmıyormuş dediler.
Senede birkaç ay zaten Avrupa’daymış dediler.
Zaman şifalı bir ilaçtır unutursun dediler.
Unuttum ben de.
Hiç aklıma gelmedi.
Hatırlamıyorum bile Müjgân’ı!
Hatırlamıyorum !
Öptüğünü düşünüyorum dudak yerine parayı
Para için açar mı sevişenler arayı
Madem para mühimdi al koluna parayı
Çantana da koysan aldığın o kocayı
Zengin olsaydım sensiz kalmazdım
Her an düşünüp seni hiç ağlamazdım
Param olsaydı aşkım kalırdın
Seve seve yanımda benimle yaşardın

Müjgan ile Hüsnü’nün evine beraber giderler evin her yerinde Müjgan’ın resimleri vardır.Kavuştuklarını ve mutlu son ile biteceğini zannedersiniz filmde ama…
Hüsnü istemez Müjgan’ı
Bütün arzumuz bir çatı altında beraber olmaktı..
Hatırladın demek
O sahil kahvesini elli kuruşluk gazozu…
Sen ki kağıt paralardan kanat takıp o cehenneme uçmuş insansın
SADRİ ALIŞIK yine hüzünlü yine gözünde yaşlarla….
Ayrılır evden evi ve arabayı Müjgan’a bırakarak

Yorumlar

Yorum

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*