SON DAKİKA

Dikkat!!! Elinde bir sihirli değnek var!

3014461_med1Bazen günler birbirinin ardı sıra akarken birçok şey yaşanır ve Ne anladın bugünü yaşamaktan? diye sorsalar verecek bir cevabın olmayacak muhtemelen. Belki de koskoca bir günde sadece HİÇ’tir dediğin.…Arkandan atlı koştururcasına akar geçer de zaman, geriye dönüp bakmayı istemezsin bile çoğu kez. Sonra bir gün, sonra bir gün daha…
Halbuki güneş doğmuştur her şeye inat bu sabah yine, martılar öyle güzel süzülüyordur ki ve biz göremeyiz. Çünkü bakmayız bile gökyüzüne. Ömürden geçen günler günleri, yıllar yılları kovalar durur. Çoluk çocuk telaşı , kendimizden başka herkesin yetişmesi gereken bir sürü işi gücü…
Yine böyle geçen bir günün akşamüstüydü…Yetiştirdiğim işler, gerçekleşen hedefler ama bu esnada belki de kaçırdığım güzellikleri düşünürken tam olarak. Neydi değer verdiklerim? Neydi asıl istediğim?…Arkama yaslanıp da yapmam gerektiği halde yapmadığım neydi? Kendi bedenimin içinden çıkıp şöyle bir yaşamıma bakarken birden kendimi baba ocağına attığım bir gündü bugün.
Bir sürü telaş, yetişmesi gereken işler, yapılması gereken ama yapmadan arkamda bıraktıklarımın içinden sıyrılıp, gerçek bir sihirli değnek değmişçesine baba evinde, aile sofrasında çıtır çıtır kızarmış balıkla mis gibi salatamı yerken, en güvenli, en derin, en gerçek, en sevgi dolu sohbetlerin içinde buldum kendimi şükrederek.
Baktım memleketimin tam da içinden çıkmış, hala herhangi bir bankanın kredi kartını bile edinmemiş, ihtiyaçtan fazla hiçbir şeye sahip olmayan samimi, tam da Nazım’ın anlattığı gibi Memleketimden İnsan Manzaraları.
Tenceresinde sevgiyle, şefkatle pişirdiği yiyeceklerin sıcacık hissi boğazından aşağı inerken, torunlarıyla oynaşan artık yaşlılıklarının iyice belli olduğu bu insanları izledim öylece, zaman içinde olan biten hatırlayabildiğim tüm anılarımı da geçirdim aklımdan üzüntü ve sevinçleri ile.
Her gün kah trafikte kah işyerinde, yaşamın içinde bir yerlerde kazanmak, başarmak, mutlu olabilmek için savaşan kendime dışardan baktım bir kez daha ve bu uyuşuk hafifliğin içine bıraktım kendimi birazcık bile olsa. Aynı gün içinde, birkaç saat arayla nasıl böyle bir duygu değişimi yaşayabilmiştim.. Hayat ne acımasızdı ve ben nasıl yorgun olduğumu görebildim bir kez daha kendi gözümden. Ve hayatın ne kadar sürprizlerle dolu olduğuna, biz istersek isteklerimizin bizi bulacağına olan inancım kuvvet buldu bir kez daha.
Büyüdüğüm bu aile ocağından olsa gerek eski tip insanlara inanıyorum ben,
Komşumuz Ayfer Abla’nın karaciğer metastası yapmış kansere rağmen, bizi üzmemek için attığı şen kahkahalara,
Kendini feda eden sevgiye inanıyorum,
Alışveriş merkezlerinde küçücük çocuklarını sağa sola çekiştirenlere değil, kendilerinden önce çocuklarını düşünen anne babalara inanıyorum,
Gülmek ve ağlamanın yan yana olduğuna,
Üzüntü ve sevincin peş peşe yaşanmasına,
Özveriye, elinden gelenin fazlasını yapmaya,
Gerçek olandan vazgeçmemeye,
Sürekli kazanmak için başkasının canını rahatça yakabilene değil, canı yandığı halde başkasına şefkat gösterene inanıyorum,
Gözünün içine baka baka söylenen yalanlardansa, onuncu köye doğru yol almaya,
Kendini, dünyayı, yaşadıklarını sorgulamaya inanıyorum.
Kendi hikayesini kabul eden insana inanıyorum.
Dedim ya; ben nerde ve kiminle olmak istiyorsam tam da onu sihirli bir değnek misali önüme koyan, zorlukları yanında coşkusu da kendisi ile birlikte akan yaşama inanıyorum.
Ve bu coşku ile yaşamayı seçen, değerlerini önemseyen, umut dolu insanlardan biri olduğumu bilmeye, gün içinde biraz durup dinlenmeye, kendini dinlemeye, paşa gönlüm nereye ? dediğimde beni götüreceği bilinmeze güvenmeyi seçiyorum.
***

Hülya Şahin
Profosyonel Hayat Koçu

Yorumlar

Yorum

Bir yorum

  1. Canım arkadaşım kaleminin akiciligi karşımda sohbet edermiş gibi yanımda hissettirdi seni. İşte biz böylesine yaşamayı tercih eden tebessümü seçen sihirli değneği kendi elinde Tutan insanlardanız .Sevgilerimle.
    Mine Yavaş.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*