SON DAKİKA

Sanat güneşimiz ZEKİ MÜREN

Size doyum olmaz sevgili dinleyicilerim. Ama n’apayım ki zamanı bize doyuran saatin iki siyah parmağı,
akreple yelkovan, bana ‘hadi güle güle’ diye işaret ediyorlar. Gelecek hafta aynı vakitte i’şallah yine
görüşmek üzere, hadi alla’sma’ladık…”

75065-zeki-muren-resimleri5Zeki Müren, 6 Aralık 1931’de Bursa’da doğmuş,
24 Eylül 1996’da İzmir’de vefat etmiştir.
Zeki Müren 600’ü aşkın plak ve kaset doldurdu.
Plağa okuduğu ilk şarkı Şükrü Tunar’ın “Bir muhabbet
kuşu” güfteli şarkısıdır. Müren 1955’te
“Manolyam” adlı şarkısıyla Türkiye’de ilk kez
verilen Altın Plak Ödülü’nü kazandı.
Zeki Müren Türkiye’de en çok konser veren
ses sanatçısıdır. Bir yılda yüz konser verdiği
dönemler olmuştur. Kendisine ‘sanat güneşi’
ünvanı verilmiştir. Yabancı ülkelerde de birçok
konser vermiştir.
İki yüz dolayında şarkı besteledi. On yedi yaşındayken
bestelediği “Zehretme hayatı bana
cânânım” mısraıyla başlayan acemkürdi şarkı
bestelediği ilk şarkıdır. “Şimdi uzaklardasın
gönül hicranla doldu” (suzinâk), “Manolyam”
(kürdilihicazkâr), “Bir demet yasemen” (nihavend),
“Gözlerinin içine başka hayal girmesin”
(nihavend) güfteli şarkıları sık sık okunan, en
sevilen şarkılarıdır. Müren bu şarkıları plaklara
da okumuştur.Unutulmaz Maksim Gazinosu
sahnelerinde aralıksız 11 yıl Behiye Aksoy ile
dönüşümlü olarak sahne almıştır.
Zeki Müren 1954’te Beklenen Şarkı adlı filmde
sinema oyunculuğuna başladı. Büyük bir ticari
başarı kazanan bu filmden sonra şarkılarının
çoğunu kendisinin bestelediği on sekiz filmde
daha oynadı. 1955’te de Arena Tiyatrosu’nca
sahneye koyulan Çay ve Sempati adlı oyunda da
baş roldeki oyuncuydu. Ayrıca ‘Bıldırcın Yağmuru’
isimli bir şiir kitabı da vardır.
Zeki Müren kalp rahatsızlığı ve şeker hastalığı
yüzünden 1980’den sonra sahne hayatından
ve musikiden uzaklaştı. Bodrum’daki evine
kapandı, münzevi bir hayat yaşadı. 24 Eylül
1996 Çarşamba günü, TRT İzmir Televizyonu’nda kendisi için düzenlenen tören sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu hayata
gözlerini yumdu. Cenazesi görülmemiş bir halk kalabalığının katılmasıyla büyük bir törenle kaldırıldı. Mezarı, doğum yeri
olan Bursa’da Emirsultan mezarlığındadır. Vasiyetinde mirasının en büyük bölümünü Mehmetçik Vakfı’na bıraktı.

Yaşadığı sürece yalnızca sanatın
değil asaletin, zerafetin sembolü;
sevginin, aşkın tercümanı oldu
Zeki Müren… Müzikle geçen ömründe
sanat hayatına bir güneş
gibi doğdu. Öyle bir ışık saçtı ki
öldükten sonra bile parlamaya devam
etti. Şarkıları, yaşı onu tanımaya
yetmeyenlerin de dilinde,
onun sesiyle büyüyenlerin de…
Kendi deyimiyle “ne köşklerde,
ne sarayda, ne dünyada ne
de ayda” yaşadı o. Bazen dertli
gönüllerde bazen neşeli anılarda
ama her zaman kalplerde ve
alkışlarla yaşadı. Çok uzaklara
gittiğinde bile aslında hep buralardaydı.
Dünya malının hiçbir
önemi yoktu onun gözünde. Bu
yüzden ölmeden önce tüm mal
varlığını, mirasını Türk Eğitim
Vakfı’na ve Türk Silahlı Kuvvetleri
Mehmetçik Vakfı’na bağışlamıştı.
1996 yılındaki ölümünün ardından
Zeki Müren’den geriye kalan
her şey, emanet ettiği tüm anılar
20 yıl boyunca sır gibi saklandı…
“kimsesizlerin kimsesiziyim,
kimsesizim
yalnızların yalnızıyım,
yalnızım
dertlilerin dertlisiyim,
dertliyim
aşıkların aşkıyım, aşıkım
ismim mesut göbek adım
bahtiyar
yıllarca hep böyle bildiniz
siz
mesut bahtiyardan şarkılar
dinlediniz”

Yorumlar

Yorum

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*