SON DAKİKA

Dr. Bülent Madi Beynimizi Nasıl Kullanmalıyız?

IMG_0162
Dr. Bülent Madi

Beyni Kullanma Kılavuzu

Türkiye’nin önde gelen beyin araştırmacılarından biri olan Uzman Dr.
Bülent Madi, bu sayıda beynimizi en opsiyonel nasıl kullanabiliriz sorusunun
cevabını örneklerle bizler için yazdı…

Beyin halen bilinmeyenleri, gizemi fazla olan
organımızdır. Bu yazımda size beyin hakkında
bildiklerimizi ve bu bilgilerimizi nasıl işlevsel
hale getirebileceğimizi örneklerle aktarmaya
çalışacağım.
Beyin gelişmeye gebeliğin 3. haftasından
itibaren başlar. Doğumdan sonraki ilk üç yıl
hızla gelişmeye devam eder ve ergenliğin
sonuna kadar gelişimini biraz daha yavaş hızda
sürdürür. Bu bilgi bize şunu söyler aslında:
“Gebelikten itibaren çocuğunuza sunduğunuz
ortamı beyin gelişimini destekleyecek şekilde
düzenleyebilirsiniz.”
Beynin çalışma sistemini geliştirmek,
beyindeki hücrelerin anlamlı bağlantılara yani
sinapslara dönüşmesi için “uyaran” vermek
gerekir. Yani bebek ile etkileşim içinde olmak,
tüm duyularını harekete geçirecek faaliyetleri
sağlamak, yaşı ilerledikçe yeni oyunlar, yeni
ortamlara girmesini desteklemek, problem
çözmesine fırsat sağlamak ve yaşına uygun
sorumluluk vermek gerekir. Çünkü en iyi
öğrenme ve beyin gelişimi “yaparak, yaşayarak”
gerçekleşir.
Beyin daha iyi kavranabilmesi amacıyla
kavramsal olarak bölümlere ayrılmıştır. Bu
bölümlerin işlevlerini özetlersek, görme,
gördüğünü algılama, mekan algısı, dokunma,
beden algısı, yer-yön algısı, işitme, işittiğini
yorumlama, bellek, kaygı-korkuyu fark etme,
hareketi programlama, denge, ince motor
beceriler (el becerileri), konuşma, düşünme,
planlama, problem çözme, yaratıcılık, dikkat
vb. olarak kısaca özetlenebilir.
Beyinde bazı işlevleri gerçekleştirmek için
bazı özel bölümler olduğu gibi, bazı işlevler
ise beynin birçok alanının bağlantı içinde
olmasıyla gerçekleşir. Örneğin dikkat işlevinin
gerçekleşmesi için bilginin işitsel veya görsel
bilgilere yorumlayan alan tarafından alınıp,
işlenmesi için dikkat işlevinin gerçekleştiği
bölgeye gönderilmesi gerekir. Örneğin işitsel
bilgiyi alma kısmında bir sorun yaşanırsa
birçok bilişsel süreç bu durumdan etkilenebilir.
Şimdiye kadar gelişen beyinden bahsettim.
Bundan sonraki kısımda yetişkinlik ve yaşlılık
döneminde beynin nasıl olduğunu ya da
olabileceğini anlatacağım.
Ergenlik sonuna kadar beyin gelişiminin
sürdüğünü söylemiştim. Yani hücreler hala bir
araya gelip yeni bağlantılar oluşturabiliyor ve
kendilerini adeta yenileyebiliyorlar. Yetişkinlik
ve yaşlılık döneminde ise bizlerin beynimizin
gelişimini desteklemek için bilinçli çaba içinde
olmamız gerekiyor. Örneğin dil öğrenmek, dans
etmek, satranç vb. zihinsel aktiviteler yapmak
gibi. Bunların yanında sağlıklı beslenme, sigara
ve alkolden uzak durmak, spor yapmak beyin
sağlığı için olduğu kadar beden sağlığı için de
önemli.

Peki tüm bunların yanında bebeklik ve çocukluk
döneminde beyin gelişiminde aksaklık ile
karşılaştığımızda veya yetişkinlik ve yaşlılık döneminde
beyin kanaması, beyin damar tıkanıklığı, Alzheimer gibi
sorunlarla karşılaştığımızda ne yapmak gerekir?
Beynimizin plastik yapısı vardır. Tıpkı plastik eşyalara
yeniden şekil verebildiğimiz gibi beynimiz de gelişimsel
olarak gecikme görülen ya da hasarlanan beyin bölgelerinin
görevlerini geliştirebilir. Beyin, plastisite özelliği ile
kaybettiği veya hiç kazanamadığı bir beceriyi öğrenebilir.
Plastistenin gerçekleşebilmesi için kişinin yaşına, kültür
düzeyine göre değişen çeşitli yöntemler vardır. Tüm
yöntemlerin ortak yönü beyni ve insan yapısını bilmektir.
Bu yöntemleri zorluk yaşanan konular ile ilgili eğitim almış
çeşitli branşlardan uzmanlar yapabilir. Öncelikli olarak
nöropsikiyatrik değerlendirmenin yapılması ardından sorun
yaşanan alana göre psikolog-psikolojik danışman, özel
eğitimci, fizyoterapist, konuşma terapisti vd. uzmanların
değerlendirmesi gerekir. Değerlendirme aşamasından sonra
zorluk yaşanan alan ile ilgili gelişimi sağlayabilecek yöntem
belirlenir.
Konuşma gecikmesi, iletişim sorunu, dikkat eksikliği,
öğrenme güçlüğü, unutkanlık, beceriksizlik gibi konularda
kişinin kendi gelişimine özel hazırlanmış eğitim-terapioyun-
rehabilitasyon programları ile çalışarak bu güçlükleri
aşılabiliyor veya geliştirilebiliyor. Önemli olan kişinin iyi
bir değerlendirmeden geçirerek uygun yönlendirmeyi
yapabilmek.
Sorun-zorluk yaşayan kişinin veya yakınlarının sorunu geç
kalmadan fark etmesi ve destek almasının kritik bir önemi var.
Erken destek erken gelişimi getirir! Geç fark edilen, ertelenen
sorunların çözümü daha uzun sürede gerçekleşir. Bu yüzden
kendinizde veya çevrenizde bahsettiğim konular hakkında
bir şeylerin yolunda gitmediğini düşünüyorsanız gecikmeyin
ve uzman görüşü alın. Sorun ile yüzleşmek başlangıçta
zor/üzücü olsa da kısa sürede görülecek değişimler size
mutluluğunuzu azar azar iade edecektir.
Sorun yaşayan veya sorun yaşamasa da yakın akrabalarında
genetik geçişli nörolojik rahatsızlıklar bireylerin
nöropsikolojik değerlendirme testleri ile kendi beyin
yapısı hakkında bilgi sahibi olmasını önemsiyorum. Bu
değerlendirme ileride karşılaşma olasılığınız olan genetik
geçişli rahatsızlıkların erken fark edilmesine yardımcı olur.
Her kişinin beyni kullanma kılavuzu farklı olabilir. Kendi
beyninizin kullanma kılavuzunuzu bilmek yaşamınızı
kolaylaştıracaktır. Ben size bu yazımda genel olarak beyni
kullanma kılavuzunuzun içeriğini özetledim.
Sağlık
Bülent Madi, İstanbul Fatih’te doğmuştur. İlkokul
eğitimini Fatih İlkokulu’nda, ortaokul ve lise eğitimini
ise Pertevniyal Ortaokul ve Lisesi’nde tamamlamıştır.
1973 – 1980 yıllarında tıp fakültesinde öğrenciliğinden
itibaren Spastik Çocuklar Derneği uygulama
merkezinde beyin engelli çocuklarda tanı, tedavi ve
eğitim ile ilgili çalışmalara başlamıştır. 1976’da İ.Ü.
İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. 1980
İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesinde Nöroloji Uzmanlığı’nı
almıştır.
1980–1981 yılları arasında askerlik görevini
tamamlamıştır.
1982- 2002 Erol Sabancı Spastik Çocuklar
Merkezi’nde ve ardından Metin Sabancı Spastik
Çocuklar Rehabilitasyon Merkezi’nde nöroloji uzmanı
olarak çalışmıştır. 1982 yılından beri Kadıköy’de
muayenehanesinde çalışmalarını sürdürmektedir.
1988 yılından itibaren de öğrenme becerilerinin
geliştirilmesiyle ilgili özel eğitim kurumun açılması ile
çalışmaları sürmektedir.
1989 – 2002 yılları arasında Amerikan Bristol
hastanesi aktif staff nörolog olarak çalışmıştır.
1989 yılından beri Marmara Üniversitesi Eğitim
Fakültesi Okul Öncesi, Psikolojik Danışmanlık ve
Rehberlik, Zihinsel Engelliler Öğretmenliği, Sosyal
Bilgiler Öğretmenliği, Fen Bilgisi Öğretmenliği ve
Eğitim Enstitüsü’nde lisans ve yüksek lisans dersleri
vermektedir.
1996–1997 Döneminde İ.Ü. İşletme İktisadi
Enstitüsünde sağlık işletmeciliği eğitimine öğrenci
olarak katılmıştır.
1998’den beri Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü
ve Eğitim Enstitüsünde yüksek lisansta öğrenmenin
gelişimi, fizyoloji, nöropsikoloji, özel eğitim,
bilişsel işlevler, gelişim farklılığının nedenleri ve
rehabilitasyon psikolojisi, rehabilitasyon metodlarını
oluşturmak için temel tıbbi bilgiler lisans ve yüksek
lisans dersleri vermektedir. 2002’den beri birkaç
huzurevinde Nöroloji Danışmanı olarak çalışıyor.
2007 yılından itibaren Metin Sabancı Spastik Çocuklar
ve Gençler Rehberlik Merkezi’nde gönüllü destek
vermektedir.
2008 yılında kurulan beyin gelişimi için müzik eğitimi
ile uğraşan bir merkezin kurucularındandır. Son
birkaç yıl içinde piaget, orff, tomatis, vb. metodların
bizim kültürümüze yararlarını sorgulamakta, bizim
çocuklarımızın daha iyi bir nesil oluşturabilmesi için
ses, müzik, dokunma, yüz algılama, empati aracılığı
ile doğum öncesi ve doğumdan hemen sonra nasıl bir
nesil yetiştirebileceğimizi tartışmaktadır.

Yorumlar

Yorum

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*